60 Yıllık Döngü: Yeşil Cennetin Dinmeyen Fındık Sancısı

1965 yılında Hülagü Baykal’ın "Yeşil Cennetin Mutlu Sakinleri" başlığıyla kaleme aldığı fındık hikayesi, bugün hala Karadeniz’in yamaçlarında aynı hüzünle yankılanıyor. Takvimler değişse de fındık üreticisinin kaderi; borç, emek ve hayal kırıklığı üçgeninde sıkışıp kalmaya devam ediyor.

60 Yıllık Döngü: Yeşil Cennetin Dinmeyen Fındık Sancısı

1965 yılında Hülagü Baykal’ın "Yeşil Cennetin Mutlu Sakinleri" başlığıyla kaleme aldığı fındık hikayesi, bugün hala Karadeniz’in yamaçlarında aynı hüzünle yankılanıyor. Takvimler değişse de fındık üreticisinin kaderi; borç, emek ve hayal kırıklığı üçgeninde sıkışıp kalmaya devam ediyor.

Yeşil Cennette Değişmeyen Hakikat: Emek ve Borç

Bundan tam 60 yıl önce, Karadeniz’in eşsiz yeşilliği içinde mutluluk aranırken satır aralarında bambaşka bir gerçek yatıyordu. Bugün de güneş doğmadan bahçeye inen üreticiler için tablo pek farklı değil. Eskiden çıngıraklı ineklerin sesi duyulurken, şimdilerde motorlu tırpanların gürültüsü yankılanıyor. Ancak üreticinin zihnindeki sorular hiç değişmedi: Gübre fiyatları, işçi yevmiyesi ve mazot maliyeti... Tüm bu kalemlerin sonunda ise tek bir soru kalıyor: "Fındık fiyatı bu yıl ne kadar?"

"Bizi Bu Hale Düşüren Fındık Değil"

Fındık fiyatları her yıl açıklanıyor ancak bu rakamlar üreticinin yarasına merhem olmaya yetmiyor. 1965’te Fatma’nın kurduğu o cümle, bugün hala güncelliğini koruyor: "Bizi bu hale düşüren fındık değil." Mesele sadece fındığın kaç liradan satıldığı değil; okul masrafları, ev kredileri ve bir önceki yıldan sarkan borçların ağırlığı. Fındık, üzerine yüklenen bu devasa geçim yükünü artık taşıyamıyor.

60 Yıllık Döngü: Yeşil Cennetin Dinmeyen Fındık Sancısı

Kantarın Başındaki Umut: Cüzdan Boş, Yorgunluk Baki

Bahçeden binbir emekle toplanan ürünler tüccarın yolunu tutuyor. Kantarın başında tartılan aslında fındık değil, üreticinin bir yıllık umudu. Kağıt üzerindeki rakamlar her ne kadar artsa da, masraflar çıktıktan sonra üreticinin elinde kalan sadece derin bir yorgunluk oluyor. Sosyal medyada "altın değerinde" olarak nitelendirilen fındık, ne yazık ki üreticinin avucunda altına dönüşemiyor.

Mesele Sadece Fındık Fiyatı mı?

Hülagü Baykal yıllar önce sormuştu: "Bilmem ki bu muydu Yeşil Cennetin mutluluğu?" Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki mesele sadece fındık fiyatı değil. Asıl mesele, bu eşsiz yeşilliğin içinde kaybolan alın terinin ve emeğin hak ettiği karşılığı bir türlü bulamaması. Karadeniz’in "Yeşil Cenneti", üreticinin ekonomik kaygıları altında her geçen yıl biraz daha kararıyor.

Derleyen: Hüseyin Naim GÜNEY

Ordu Haberler

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER