Ordu tarihinin en zorlu kışlarından biri olan 1933 yılında, 30 Kasım gecesi yaşanan dev fırtına ve deniz taşkını, şehrin hafızasındaki yerini koruyor. Boztepe’den sahile kadar şehri esir alan Karayel ve dev dalgalar, yerini unutulmaz bir dayanışma hikâyesine bırakmıştı.
Karadeniz Kudurdu, Caddeler Sular Altında Kaldı
30 Kasım 1933 tarihinde Ordu, son yılların en şiddetli doğa olaylarından birine tanıklık etti. Boztepe eteklerinden şehre doğru esen sert Karayel, beraberinde yoğun kar yağışı ve tipiyi getirdi. Gökyüzünün kurşuni bir renge büründüğü o gece, Karadeniz adeta kıyıları döverek hıncını çıkardı.
Fırtınanın şiddetiyle devleşen dalgalar, sahil şeridini aşarak kentin iç kısımlarına kadar ulaştı. Ordu’nun en bilindik noktalarından olan Süleyman Felek ve Sırrı Paşa caddeleri, denizden taşan sularla dolarken; park duvarları dalgaların gücüne dayanamayarak yıkıldı.
Karanlık Geceyi Isıtan Ordu Dayanışması
Şiddetli soğuk ve tipinin iliğe işlediği o saatlerde, Ordu halkı büyük bir insanlık örneği sergiledi. Denizin öfkesiyle kıyıya savrulan gemiciler için şehrin kapıları sonuna kadar açıldı. Evlerden sıcak giysiler taşındı, hamamlar mağdur olanlar için yakıldı. Kar ve fırtınanın yarattığı yıkım, Ordu insanının merhameti ve dayanışma ruhuyla bir nebze olsun dindi.
Ertesi Sabah: Fırtınadan Kalan İzler
1 Aralık sabahı gün ağardığında, Boztepe etekleri hâlâ kalın bir kar tabakasıyla kaplıydı. Sahilde ise fırtınanın izleri; yıkıntılar ve denizin sessizliğine gömülmüş bir gemi enkazı olarak belirdi. Ancak tüm yıkıma rağmen, karla örtülü evlerin bacalarından tüten dumanlar, anlatılacak yeni hikâyelerin ve umudun simgesi oldu.
Bu tarihi gün, üzerinden onlarca yıl geçse de Ordu’nun doğayla mücadelesinin ve sarsılmaz birliğinin bir sembolü olarak hatırlanmaya devam ediyor.
Derleyen: Hüseyin Naim GÜNEY