Şehir Plancısı Birol Yılmaz, Ordu’nun tam merkezinden geçen Bülbül Deresi’nin kentin marka değerini artırabilecek devasa bir potansiyele sahip olduğunu ancak yıllardır ihmal edildiğini vurguladı. Yılmaz, doğru bir planlama ile derenin bir "mücevher" haline getirilebileceğini belirtti.
"Amasya ve Eskişehir Örnek Alınmalı"
Ordu’nun elindeki bu doğal imkânı değerlendirememesini eleştiren Yılmaz; Kastamonu, Amasya ve Eskişehir gibi illerin dere ve nehir projeleriyle kent kimliğini nasıl değiştirdiklerini hatırlattı. Bülbül Deresi’nin yeniden keşfedilmesine gerek olmadığını, başarılı modellerin Türkiye’de zaten uygulandığını ifade etti.
Seyit Torun Dönemine Atıf: "Planlı Çalışmalar Durdu"
Derenin geçmişteki durumuna değinen Yılmaz, eski Belediye Başkanı Seyit Torun döneminde kısıtlı imkânlara rağmen vizyoner adımlar atıldığını söyledi. O dönemde yapılan çalışmaları şöyle özetledi:
-
Dereye akan kaçak kanalizasyon hatları tek tek tespit edilip iptal edildi.
-
DSİ iş birliğiyle kapsamlı temizlik ve taşkın önleme çalışmaları yapıldı.
-
Ancak bu düzenlemelerin bakımı yıllardır ihmal edildi.
Kritik Uyarı: Taşkın Riski ve Hava Koridoru
Bülbül Deresi’nin sadece görsel bir unsur değil, kentin en önemli hava koridoru olduğunu belirten Birol Yılmaz, teknik uyarılarda bulundu. Düzensiz debi nedeniyle oluşabilecek sel felaketlerine karşı; tersip bentleri ve sel kapanlarının acilen revize edilmesi gerektiğini vurguladı.
Çözüm Önerisi: Araç Parkı Yerine Yaya Koridoru
Yılmaz, "Suyu tehdit değil, peyzaj unsuru yapmalıyız" diyerek şu çözüm önerilerini sıraladı:
-
Kesintisiz Yaya Yolu: Dere boyunca uzanan araç parkları kaldırılmalı, halkın yürüyebileceği yeşil akslar oluşturulmalı.
-
Halkın Katılımı: Projeler masa başında değil, Ordu halkının görüşleri alınarak şekillendirilmeli.
-
Köprübaşı Örneği: Köprübaşı mevkii, doğru planlama ile suyun nasıl bir cazibe merkezine dönüşebileceğinin en somut örneğidir.
Sonuç olarak; Bülbül Deresi, Ordu için bir sel tehdidi olmaktan çıkarılıp, kentin yeni sosyal yaşam merkezi haline getirilmelidir.