Mesudiye’nin Unutulmaz İsmi: Sami Karayaka’nın İnsanlık ve Emek Dolu Mirası

Ordu’nun Mesudiye ilçesi, tarih boyunca pek çok değerli şahsiyet yetiştirdi. Ancak içlerinden biri var ki, sadece başarılarıyla değil; vicdanı, vizyonu ve insanlığıyla hem Türk hem de Yunan kaynaklarında derin bir iz bıraktı: Aliçavuşoğlu Sami Bey, yani bilinen adıyla Sami Karayaka. 1880 yılında Güzle köyünde başlayan bu hayat hikayesi, bugün hala bir dürüstlük ve medeniyet dersi olarak anlatılıyor.

Mesudiye’nin Unutulmaz İsmi: Sami Karayaka’nın İnsanlık ve Emek Dolu Mirası

Ordu’nun Mesudiye ilçesi, tarih boyunca pek çok değerli şahsiyet yetiştirdi. Ancak içlerinden biri var ki, sadece başarılarıyla değil; vicdanı, vizyonu ve insanlığıyla hem Türk hem de Yunan kaynaklarında derin bir iz bıraktı: Aliçavuşoğlu Sami Bey, yani bilinen adıyla Sami Karayaka. 1880 yılında Güzle köyünde başlayan bu hayat hikayesi, bugün hala bir dürüstlük ve medeniyet dersi olarak anlatılıyor.

Saraydan Memlekete Uzanan Bir Başarı Hikayesi

İstanbul’da, Topkapı Sarayı’nda memuriyetle başlayan kariyer yolculuğu, Sami Bey’i bir süre sonra köklerine, Mesudiye’ye geri getirdi. Ancak o, sadece dönmekle kalmadı; bölgenin çehresini değiştirecek bir değişim rüzgarı başlattı. Sebze, meyve ve canlı hayvan ticaretiyle bölge ekonomisine can verdi. Yetiştirdiği özel ürünleri ve tütünü padişahın sofrasına kadar ulaştıran Sami Karayaka, tarımda bir devrim yaparak Mesudiye’nin ilk serasını kurdu. Halkın "camekân bahçesi" dediği bu alanda, kışın en sert günlerinde bile taze sebze ve rengarenk çiçekler yetiştirmeyi başardı.

Mesudiye’nin Mimarı ve İlklerin Öncüsü

Sami Karayaka’nın vizyonu tarımla sınırlı değildi. 1925 yılında Mesudiye’ye ilk motorlu aracı (kamyon) getiren isim olan Karayaka, şehrin fiziksel inşasında da bizzat rol aldı. Uzun yıllar eski hükümet binası olarak hizmet veren yapının mimari planını kendi elleriyle çizdi ve binadaki estetik dokunuşları bizzat yaptı. Bu başarılı ve vizyoner kimliği, onu 1928-1932 yılları arasında Mesudiye Belediye Başkanı olarak hizmet etmeye taşıdı.

Savaşın Ortasında Bir İnsanlık Abidesi: "Müslüman bir Aziz"

Sami Karayaka’yı tarihin tozlu raflarından çıkarıp bugüne taşıyan asıl büyük mirası ise savaş yıllarında gösterdiği eşsiz vicdandır. Melet yöresinde yaşayan Rumları toplu kıyımlardan ve saldırılardan koruyan Karayaka, Mübadele yıllarında da bu insanların sağ salim Samsun’a ulaşıp yeni hayatlarına yelken açmalarını sağladı.

Bu onurlu duruş, yıllar sonra bile unutulmadı. Yunan kaynaklarında kendisinden “namuslu ve aziz bir Müslüman” olarak bahsedilen Karayaka için, bugün hala Yunanistan’da yaşayan Mesudiyeli Rumların torunları dua etmeye devam ediyor.

Bir Ömür, Binlerce Hatıra

1946 yılında Mesudiye’de hayata gözlerini yuman Sami Karayaka, ardında 11 evlat ve taş binalardan çok daha kıymetli bir "insanlık mirası" bıraktı. O, sadece bir tüccar veya belediye başkanı değil; en zor zamanlarda bile "insan kalabilmeyi" başarmış bir abideydi.

Ruhu şad olsun.

Derleyen: Hüseyin Naim GÜNEY

Ordu Haberler

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER