Ordu ve fındık arasındaki sarsılmaz bağ, sadece bugünün değil, tarihin derinliklerinden gelen bir yaşam biçimidir. Fındık üzerine yaptığı kapsamlı araştırmalarla tanınan Kemal Peker, 26 Şubat 1944 tarihli Tanin Gazetesi’nde yayımlanan “Ordu ve Fındık” başlıklı makalesinde, bu kadim ilişkiyi eşsiz bir dille özetlemişti.
Ordu’nun İktisadi Gücü: "İkiz Fındık"Peker’e göre Ordu, Karadeniz fındık rotasının en stratejik üç durağından biridir. Trabzon’un "foşası" ve Giresun’un "yağlı tombulu" ne kadar meşhursa, o dönemlerde Ordu da kendine has "ikiz fındığı" ile marka değerini oluşturmuştur. 1940’lı yıllarda Ordu ekonomisine yıllık 2,5 milyon lira döviz kazandıran fındık, şehrin sessiz ama en etkili gücü olarak tarif edilmektedir.
75 Yıllık Bir Sabır HikayesiFındığın Ordu topraklarına yayılması sanıldığı kadar kolay olmamıştır. 1944 yılındaki verilere göre, yaklaşık 75 yıllık bir geçmişi olan fındık tarımı; sabırla, ilmik ilmik işlenerek Ordu topraklarının %27’sini kaplar hale gelmiştir. Peker bu bahçeleri; gençlik, verim ve "gürbüzlük" kelimeleriyle tanımlayarak, fındığın gelecekteki refahın müjdecisi olduğunu vurgulamıştır.
Bir Ticaret Merkezi Olarak Eski Ordu ÇarşısıKemal Peker’in tasviriyle Ordu çarşısı, gürültüden uzak ama karınca gibi çalışan, bereketli ve "gizli bir belde" gibidir. Bu sessiz çalışma disiplini, fındığın sadece bir mahsul değil, Ordu insanı için bir hayat felsefesi olduğunu kanıtlar niteliktedir.
Tarihi Kayıtlar Ne Diyor?
Hicri 1219 (Trabzon Salnamesi): Ordu’da fındığın kadim bir servet kaynağı olduğu belgelenmiştir.
1900 Yılı İhracat Verileri: Ordu limanından 280 bin kilo kabuklu, 448 bin kilo iç fındık ihraç edilerek dünyaya açılmıştır.
Geçmişten Günümüze: Yeşil KaderimizPeker’in "sessiz çalışkanlık ve yeşile yazılmış bir kader" olarak tanımladığı fındık, bugün hala Ordu'nun kalbi konumunda. Ancak 1944'teki o "genç ve gürbüz" bahçelerin bugünkü durumu, hepimizi bir muhasebe yapmaya davet ediyor. Kemal Peker’in kılavuzluğunda baktığımızda şu soruyu sormadan edemiyoruz: Peki, fındığın başkenti Ordu şimdi ne halde?
Derleyen: Hüseyin Naim GÜNEY