27 Aralık 1939... Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olan Erzincan merkezli büyük depremin üzerinden tam 86 yıl geçti. Sarsıntı sadece Erzincan’ı değil, Karadeniz’in incisi Ordu’yu da kalbinden vurdu. İşte o gece Ordu’da yaşananlar ve bir şehrin hafızasına kazınan büyük yıkımın hikayesi.
Gece Yarısı Gelen Felaket: Ordu Derin Uykudan Korkuyla UyandıSalı’yı Çarşamba’ya bağlayan gece, saat tam 02.00 sularında Ordu, derin bir uykudan değil; büyük bir gürültü ve sarsıntıyla uyandı. Erzincan merkezli 7.9 büyüklüğündeki deprem, dalga dalga Ordu’ya ulaştığında yataklar sallandı, duvarlar inledi ve şehir karanlığa gömüldü. Elektriklerin kesilmesiyle zifiri karanlıkta kalan halk, can havliyle sokaklara fırladı. O gece Ordu, sadece binalarını değil, huzurunu da kaybetti.
Tahıl Pazarı ve Ticaret Merkezi Yerle Bir OlduDepremin Ordu çarşısındaki etkisi yıkıcıydı. Özellikle Tahıl Pazarı ve çevresindeki kâgir yapılar yerle bir oldu. Alt katı mağaza, üst katı Ordu Ticaret Odası olan görkemli bina enkaz yığınına dönüştü. Kültür Sokağı’nda bulunan üç katlı büyük depo çökerken, geceyi orada geçiren işçiler maalesef enkaz altında can verdi. Şehrin ticari kalbi sayılan Tahıl Pazarı’nın simgesi olan çinko örtülü direkler devrildi; pazar uzun süre hizmet veremedi.
Sanayiye Ağır Darbe: Bacalar Sustu, Fabrikalar YıkıldıOrdu ekonomisinin can damarı olan fındık fabrikaları, depremin en ağır darbesini alan yerler oldu. O dönem şehre istihdam sağlayan pek çok fabrika ya tamamen yıkıldı ya da ağır hasar alarak üretimini durdurmak zorunda kaldı.
Depremde hasar gören ve yıkılan başlıca fabrikalar:
Ilgıt ve Şeriki, Ahmet Cemal Mağden
Sat-Alkol Şirketi, Rüştü Hekim
Arslanoğlu Kardeşler, Sabri Aras
Çebiler, Furtun Limited ve Furtun Mehmet
Mehmet Mithatoğlu, P. P. Danilsen
Mustafa Ataç ve Şeriki, Fındık Tarım Satış Kooperatifi
Bu yıkımla birlikte makineler durdu, bacalar sustu ve yüzlerce aile ekmeksiz kaldı.
"Merhamete Muhtaçtırlar": Rakamların Ardındaki Sessiz DramGazeteler felaketi ancak günler sonra manşetlerine taşıyabildi. Resmi raporlara göre yüzlerce dükkan, okul, banka ve resmi daire kullanılamaz hale gelmişti. Ancak asıl trajedi, sayıları 500’ü aşan fındık fabrikası işçileriydi. Evleri başlarına yıkılan, işlerini kaybeden bu insanlar için bölgeye gelen bir müfettiş raporuna şu tarihi notu düşmüştü: “Merhamete muhtaçtırlar.”
Unutmadık Ama Ders Çıkarabildik mi?Ordu, o dondurucu kışı enkazların arasında, yas tutarak geçirdi. Zamanla taşlar yeniden örüldü, sokaklar yeniden açıldı ancak o gecenin izleri hafızalardan hiç silinmedi. 1939 depremi, Ordu’nun tarihinde bir dönüm noktası olarak kaldı. Bugün, 86. yıl dönümünde kaybettiğimiz canları rahmetle anarken şu soruyu sormadan edemiyoruz: Acıları unutmadık, peki ya ders çıkartabildik mi?
Derleyen: Hüseyin Naim GÜNEY