2026-03-08 23:32:55

Kirli Savaşların Ortak İmzası: Sahte Bayrak Operasyonları

Şinasi KARA

skara@orduhaberler.com 08 Mart 2026, 23:32

Tarih, sadece kazananların yazdığı bir günlük değil; aynı zamanda kitleleri manipüle etmek için kurgulanan oyunların da sahnesidir. Devletlerin halklarını savaşa ikna etmek veya uluslararası kamuoyunu yönlendirmek için başvurduğu en eski ve en karanlık yöntemlerden biri “Sahte Bayrak” (False Flag) operasyonlarıdır. Kendi halkını feda etmekten çekinmeyen bir zihniyetin, başka bir bayrağın arkasına saklanarak gerçekleştirdiği bu eylemler, bugün de farklı coğrafyalarda sahnelenmeye devam ediyor.

Darius’un "Kutsal" Yalanı

Sahte bayrak taktiğinin kökleri, M.Ö. 490 yılına kadar uzanır. İran Şahı 1. Darius, Atina’yı işgal etmek isterken "Meclis" engeline takılır. Atina’nın fakir olduğunu düşünen asilleri ikna etmek için Darius, askerlerine Atinalı kıyafeti giydirerek kendi şehri Efes’e saldırı düzenletir. Kutsal taşın parçalanmasıyla galeyana gelen meclis, "intikam" nidalarıyla savaşa onay verir. İşte o gün kırılan sadece bir taş değil, hakikatin ta kendisidir.

Pearl Harbor ve 11 Eylül: Kamuoyu Mühendisliği

Modern tarihte de senaryo pek değişmez. 1941 yılında ABD yönetimi İkinci Dünya Savaşı’na girmek istiyor ancak Alman kökenli nüfusun yoğunluğu nedeniyle halk direniyordu. Pearl Harbor baskınına dair istihbaratın bilindiği halde önlem alınmaması, halkın savaş çığlıkları atmasını sağladı.

Benzer bir durum 2001 yılındaki 11 Eylül saldırıları için de iddia edilmektedir. Orta Doğu’nun enerji kaynaklarına çökmek isteyen "üst akıl", Afganistan ve Irak işgalleri için gerekli zemini bu trajik olayla oluşturdu. Sonuç? Irak’ta asla bulunamayan "kitle imha silahları" ve milyonlarca sivil kayıp.

Güncel Tehlike: Türkiye ve Azerbaycan Üzerindeki Oyunlar

Bugün aynı kirli senaryonun İran-ABD gerilimi üzerinden bölgemizde sahnelendiğini görüyoruz. İran’ı kara operasyonuyla alt etmek isteyen güçler, bu planlarına Türkiye ve Azerbaycan’ı dahil etmek zorunda. Azerbaycan’a yapılan ve kaynağı belirsiz dron saldırıları ile Hatay’a düşen füze parçaları, tipik birer sahte bayrak emaresi taşıyor.

ABD’nin Akdeniz’deki filosunun "İran füzesini düşürdüm" iddiasına rağmen, ortada imha edilmiş bir füze parçası olmaması; sadece önleyici füze parçalarının bulunması, olayın rengini ele veriyor. Birileri bizi, bir başkasının bayrağı altında savaşa çekmeye çalışıyor.

Sonuç olarak; Tarih tekerrürden ibaret değil, taktiklerden ibarettir. Sahte bayrak operasyonlarına karşı uyanık olmak, sadece bir güvenlik meselesi değil, milli bir duruştur.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.